Ethem’in Yazmaları – III

Bil ki sonsuz olan bile üçtür. Asıl sonsuzluk olan dört bile üçtür, beş de öyle, hepsi öyle. Çünkü tüm hepsi üçün tekrarıdır.

 Üç ışıktır. Görünmeyeni görünür kılandır. O olmadan ne dört görünür olur ne beş ne de diğerleri… O olmadan aynı fotoğrafa yeniden girdiğini bilmez insan. Işık olmadan kendini göremez. Nar olmadan elmayı anlayamaz.

Lilith gitti erkeğin dünyasını aydınlattı, Lilith gitti taşları yerinden oynattı, koparttığını aldı, aldığını bıraktı. Tek tek indi, ölerek indi katları. O indiğinde, onu kaybeden erkek onu aradı, bulamadı, o zaman dağıldı, rüzgâra karıştı, toz olup diğer ağaca uçtu, diğer ağaca kondu. Gılgamış olarak doğdu. Nereden geldiği belli olmayan kral olarak… Lilith Gılgamış’ı arar oldu, bulamadı. O da kendi yolundan geri döndü o zaman.

 O zaman dört oldu. Kadın erkeği, erkek kadını yerinden oynattı. O zaman dört oldu. Dönüp durdular. Sonsuzluk oldular. Kadın ve erkekten meyve, kadın ve erkekten döl oldular. Dört oldular.

 Üç hep bilgeliğin dışavurumudur. Bilgelik üçüncünün üç kişi olduklarını anlaması ile, kendini tanıması ile tamam olur.

 Dört hem üçgende hem dörtgende vardır. Üçgendeki de sonsuzluktur, dörtgendeki de!

 Beş hep dünyadır, hep hayattır. Dördüncünün, karşı cinsin geldiği yerdir. Onun zamana ayak diremesiyle başlar. Aklın sınırlarını çiğnemesiyle… Canına kast etmesiyle, kendini kırmasıyla, kırıp iki olmasıyla…

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

You cannot copy content of this page