Ethem’in Yazmaları – I

Sen, şu an olmayan ve her zaman olmayacak olansın. Hep kaçtın ve hep kaçacaksın. Sen de herkes gibi yoktan yapıldın. Olmadığını söylersin. Ne olduğunu söyleyemediğin için…

 Sana o unuttuğun oluşu buldurmaya geldim. Yolu göstermeye geldim. Bil ki, unutmak için harcadığın zamandan daha çok acı geçecek üstünden. Hatırlarken, daha önce hiç yılmadığın kadar yılacaksın. Kaçacaksın. Yeniden denemek için cesur ol. Kendini unuttukça hızlanıp, hatırladıkça yavaşlayacak zaman. Kim olduğunu böylece anlayacaksın.

Cesur ol! Çünkü silahlıdır, yaratılışı ve hayatı başlatmak için ve yaratılışın ve hayatın anlaşılmasına hizmet etmek üzere silahlanmıştır zaman!

 

Madde var olmazdan önce bir ad bile yoktu ki, sonradan bu hiçliği tanımlamak üzere Helenler esneme ve boşluk anlamındaki “khainein” kelimesinden türeterek Khaos adını verdiler ona, tıpkı Çin ve üstünde “başlangıçta kaos vardı, karanlıktı ve ses yoktu” yazılı Naga-Maya tabletlerini bağrında taşıyan Meksika gibi. Ve Taocular Wu Chi[1] ve Kabalacılar Ain[2] ve İskandinavlar ginnungagap[3] ve Mahayana Budistleri sunyata[4] ve Aborijinler ngaallalla yawun[5] ve Sümer, Mısır, Asur, Türk, Nijer, Maya, Aztek mitleri su dedi.

 Hinduların en eski Veda metni Rig Veda’ya “karanlığın sarmaladığı karanlık”[6] ve Tekvin’e “dünya biçimden yoksun ve bomboştu, karanlık uçurumun çehresinin üzerinde hareket ediyordu” yazılmıştır. Nedenin bile olmadığı bu hiçlikte rüzgârla, ışıkla, bir kelam edildi ki, Maorilerin söylediği gibi yokluktan düşünceye ve düşünceden yaratılışa doğru giden yolda bir tek nokta, kether[7] ya da tai Chi[8] olarak bilinen “ilksel birlik”, materia prima[9], kozmik yumurta[10], praktri[11], subha[12], Aether[13] oluştu.

 Öyle ki tüm her şey ayrışmadan bir bütündü içinde. Yer ve gök ve hayat iç içe ve birdi içinde. Gök Uranos ve yer Gaia, yang ve yin, An ve Ki, erkek ve dişi sonsuz bir çiftleşme halinde yer altına sürülmüş, yani rahimde doğan ve rahimde yaşayan çocuklara sahip oldular.[14] Yer gök ve çocuklar yani her canlı bir sayılırdı.

 Sonunda Gaia isteğinin kendisini de ikiye böleceğini bilmeden en cesur çocuğuna dedi ki, sona erdir bu hali, Uranos vazgeçmiyor, bitir bunu, ayır bizi. Ak çelikten bir kılıç yapıp toprağında verdi Kronos’a. Kronos kesti babasının organını, gök ayrıldı yerden.[15] Üze kök tengri asra yagız yer kılıntukta ekin ara kişi oglı kılındı.[16]

 Sana senin yaratılışını ve hayatını, sana seni yaratan aşkın benim gücümle nasıl can bulduğunu anlatıyorum. Sana her aşkın bir bir güçle yaralandığını, her gücün bir aşkla yaralandığını anlatıyorum. Sana zamanın silahlı olduğunu söylüyorum. Şimdi sen kapatılamaz bir kapısın, onulmaz bir yarasın. Karşılaşma, bütünleşme ve ayrılıksın. Dikkatle bak! O silahı elinde bulacaksın.


[1] Chi’nin yokluğu, mutlak boşluk.

[2] Hiçbir şey, negatiflik.

[3] İskandinav mitolojisine göre Dokuz Diyar yaratılmadan önceki büyük, belirsiz boşluk.

[4] Sanskritçe bir kelime olup Türkçe karşılığı boşluktur.

[5] Her şeyin içinde jel gibi yumuşak olduğu isimsiz madde.

[6] “Karanlıklar içinde karanlıklar dururdu; Boyutları olmayan bir deniz gibi; mümkün olanı hala biçimlendirmemiş bir boşluk, ta ki sıcaklığın gücü tek olanı yaratana dek.”

[7] Kabalistik Hayat ağacındaki Taç.

[8] Taoculuğun klasik yapıtı Lao Tzu’nun Tao Te Ching’inde şöyle denir: Tao Bir’i, Bir ikiyi, İki üçü, Üç tüm varlığı üretti. Bir Tai Chi’dir (birlik). İki, Yang ve Yin’dir. Bu ikisi, baba ve anne, pozitif ve negatif, göksel ve yersel olanı simgeler.

[9] Batı Okültizm’ine göre ilk madde.

[10] Çin mitolojisine göre başlangıçta var olan kozmik bir yumurtanın içindeki kaotik kitle.

[11] Hindu kozmogonisinde evrenin kökeni olan eril ilke.

[12] Arapça, kara kilim, siyah zemin anlamına gelir. Subha, mahlûkatın yaratıldığı zulmet, karanlıktır.

[13] Terim Grek mitolojisi kaynaklıdır. Antikçağın ezoterik öğretilerinde kimi zaman maddenin yaratılışındaki ilksel cevheri, maddenin ilk halini, kimi zaman da maddenin üç halinden daha süptil hali olan esîri ifade etmek üzere kullanılmıştır.

[14] Uranos’un Gaia’dan doğma olduğu da söylenir ancak daha yaygın olan bu ikilinin eş oldukları ve birbirlerinden ayrılmadıklarıdır. Erkek Uranos dişi Gaia ile birleşmesinden vazgeçmemektedir. Bu cinsel birleşmenin çağlar boyunca sürdüğü söylenir. Doğan çocuklar Uranos tarafından sürekli yer altına itilmektedirler.

[15] Hesiodos, Theogonia, 155. Buradaki sembolizm Khaos’un kendi içinde bölündüğüne ancak yine de tanrısal bütünlüğünden dolayı yaratıcılığının kendi içinde tutarlı ve tüm olduğuna, ikileşemediğine işaret eder. Kronos karşıtlıkları yaratmak üzere yeri gökten ayırdığında hayatı da serbest bırakmıştır.

[16] Orhun yazıtları’ndan… “Üstte mavi gök, altta yağız yer yaratıldığında, ikisi arasında insanoğlu yaratılmış.”

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

You cannot copy content of this page